2021

Ülkemizde hâlâ devam eden Kapitalizm, Kamalizm ve Laisizm (Deisizm) gibi asırlık şirk rejimleri yoluyla Çanakkale’nin diriliş ve direniş ruhuna kezzap döktüler! Tüm bu; baskı, istibdat, şiddet, idam ve sürgün cezalarına rağmen içimizdeki ağır bedeller ödeyen Manevi Önderlerimizin ve Siyasi Öncülerimizin özel gayretleriyle yeniden özüne ve sözüne sadık nesiller yetiştirildi ve yetiştiriliyor elhamdülillah! Bu Milli Uyanışın önüne geçebilmek için de ailelerimizi ve ahlakımızı hedef alan; faiz belası, materyalist eğitim faciası ve mandacı Medya Kezzabı yetmiyormuş gibi şimdi de nefsimize ve nesillerimize altın kabın içinde “İstanbul (Kostantıniyye) Sözleşmesi” zehrini içiriyorlar! Milletimizin lehine olan her hayırlı yasa teklifine devamlı karşı çıkan CHP ve gayrimeşru çocuğu HDP’nin de bu “İslam’a İsyan Sözleşmesini” Meclis’te itirazsız ve şartsız desteklemelerindeki hinliğe uyanamayan iktidarımızın da maalesef gafletiyle ülkemize ve milletimize kurulan büyük bir tuzaktır! İktidarımız da güya; sözleşme içinde yer alan kadınlarımızın haklarını içeren süslü altın kaba baktı ama içindeki zehri fark edemedi maalesef! İktidarımızın içinde hâlâ bu büyük tehlikeli Şeytani Tuzağı fark edemeyen aklıevveller, Mal ve Makamkolik, küresel kuşatmayı göremeyen ve belki de görmek istemeyen gafiller mi var? İktidarı ve Liderini tasfiye etmek isteyen Kripto Hesabiler mi var?! “Bu sözleşmeler ayet değildir, kaldırılmalıdır!” diyerek büyük tuzağı ve tehlikeyi fark eden Reisi Cumhurumuzun “Kostantıniyye Sözleşmesini kaldırın!” talimatına rağmen içteki Kriptolar ve Şövalyeler hâlâ direniyorlar mı yoksa? Hedefleri; devasa hizmetleri başaran İktidarımızı, Din ve Vatansever Liderini seçmenin önüne konacak ilk sandıkta, halkımıza mı bitirtmek yoksa? Bu mevcut gidişatta gerekli önlemler alınmaz ve tedbirle hareket edilmez ise, Gayretullah’a dokunan bu ve benzeri uygulamalar hakkında acil ve kat’i tedbirler alınmazsa iktidarımız; ekonomik ve adli reform paketleriyle, seçim kanunlarını değiştirerek, seçim barajını düşürerek sandık sabotajını önlemeyeceğinden korkuyorum! Bu oyunları bozmak için Partilerle Seçim İttifakı tek başına asla yetmeyecektir! Maddi ve Manevi sorunlarını acilen çözerek Seçmenle İttifaka acil ihtiyacı vardır! 94 ruhunu yeniden uyandırmak için yapılan birtakım kadro değişikliklerini takdirle izlerken, o kadroların halkın karşısında içten ve gönül rahatlığıyla hareket edebilmeleri için bu ve benzeri düzenlemelerin bir an evvel yapılması elzem değil midir? İktidarımız, Çanakkale Ruhuna dayalı “Kuruluş Ayarlarına” acilen dönmelidir! “Din Referans olamaz!” diyecek kadar cinnet geçiren Hesabilerin defterini Genel Kongresinde ve Bakanlar Kurulunda dürüp, Reisimizin İfadesiyle çekinmeden uyarıcı Hasbi Ömerlerle, Faruklarla yoluna devam edilmelidir. Said Nursi Hazretlerinin Emirdağ Mahkemesinde Hâkimlere “Savaşlarda başarı askerin, mağlubiyet Kurmayındır!” dediği gibi İstanbul ve Ankara hezimetlerinde yaşadığımız acıları unutmadan tabanın gönlünü ve desteğini alıcı Maddi ve Manevi tedbirleri acilen artırmalıyız! Haçlıların ve Siyonistlerin dayatması olan Kostantıniyye kafalı ve Şirk kaynaklı tüm Sözleşmeleri acilen fesh ederek Ahlak ve İlimle donanmış “Dindar Nesil!” Projesini sözden, eyleme geçirmeliyiz! Laf taşıyıcıların yalan haberleriyle araştırılmadan ve yüzleştirilmeden tasfiye edilen ve sudan bahanelerle susturulan gönülleri kırık âlimlerimizi, yazarlarımızı, siyasilerimizi, işadamlarımızı ziyaret ederek veya davet ederek karşılıklı sohbetlerle ve kucaklaşarak yaptıkları uyarıları da mutlaka dikkate almalıyız! 

Unutmayalım ki; Asırlardır süren özlemimizde, her yerde, her işte ve her şeyde Referansımız da sadece İslam’dırVe İslam olmalıdır! Milletimizin, İktidarımıza olan desteğinin asıl ana sebebi budur! Ama dışımızdaki ve içimizdeki Hesabi Kriptolar ve Şövalyeler hâlâ direniyorlar! Hasbilerle hasbileri tasfiye etmeye devam ediyorlar! Yine unutmayalım ki; Kur’an-ı Kerim Lokman Suresinin 21. Ayet’i ve diğer benzer Ayet-i Kerimelerde belirtildiği gibi Allah’ın Yaratıcılığına ve Yaşatıcılığına İman eden Kâbe-i Muazzama’nın hizmetkârı Ebu Cehiller şahsi hayatında, ailesinde ve devletinde İslam Dinini Referans almayı reddettiği için müşrik-kâfir olarak ebedi Cehennemlik oldular! 

Devletin, iktidarın, muhalefetin, STK’ların, medyanın, âlimlerin, hatiblerin ve yazarların ana görevleri ve görevimiz; nefislerimizi, nesillerimizi ve milletimizi en büyük zulüm olan Şeytani şirk düzenlerinden ve rejimlerinden kurtarıp sadece Allah’a kul, elçisi Hz. Muhammed (s.a) Efendimize Ümmet yapmak için çalışmaktır! Geçici Dünya ve ebedi Ahiret mutluluğunu temin etmek için sadece “İslam Dini Referanslı!” maddi ve manevi çalışmaları usanmadan bıkmadan ve aldırmadan yapmaktır! Allah (c.c), hepimizi Din ve Vatan nimetine sahip çıkanlardan eylesin! Amiin. 

Paylaşım Tarihi:19/03/2021

Twitter Paylaşımları

 

Bizden haberdar olmak için Tıklayınız