2020

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan, kurduğu dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin hesabını hepimize bir nefes kadar yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan sonra Ahiret’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah (c.c)’a hamd ve Eşsiz Önderimiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehl-î Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi Olanlara, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!

Allahu Ekber! “Mabedimizin göğsüne değen nâmahrem eli kırdık!” Elhamdülillah!
Eşsiz Liderimiz ve her şeyde Önderimiz Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin teşvikiyle fethedilen İstanbulumuzun sembolü Fetih Camisi Ayasofya’mızın ibadete açılmasını ihsan eden ve dualarımızı kabul eden Allahımıza hamd olsun.
Bizans rejimini yıkarak İstanbul’u Fetheden Fatih Mehmed (r.a) Sultanımızın Fetih hediyesi Ayasofya’yı Camiye yeniden açtırtan Allahımıza hamd olsun!
Tebrikler Türkiyem! Tebrikler Milletimiz!
Tebrikler Başkanımız Recep Tayyib Erdoğan kardeşim!

Bizans’ın karanlık ruhlarının 86 yıl evvel kapattığı Fatih’in emaneti Ayasofya Camii Kebir Osmanlı ruhuyla açmaya ittifakla karar veren Danıştay 10. Daire Başkan ve Üyelerini de tebrik ediyor ve teşekkür ediyoruz.

86 yıl sonra tekrar Ayasofya Camii Kebir’in açılma kararının verildiği 19 Zilkade 1441 Cuma (10 Temmuz 2020) Sultan Fatih’in bedduasının kalktığı tarihi bir gün!

Ancak;

Din İşleri Yüksek Kurulunun bu hafta verdiği “Namaz Vakitlerinde Hristiyanları şirke düşüren resimlerin kapatılıp, namaz sonrası açılmasına” caiz diyen talihsiz kararına Diyanet İşleri Başkanlığımız ve İktidarımız asla uymamalıdır!

Ayasofya’mız Camiidir. Sahnesi açılıp kapanan Tiyatro salonu değil!

Bu, içimizde hâlâ varlıkları ve güçleri devam eden Kripto Fetöcülerin “Dinler Arası Diyalog!” tuzağıdır! Fatih Sultan Muhammed Han, Ayasofya Camimizi torunlarına nasıl teslim ettiyse ve nasıl emanet ettiyse O şekilde İbadete açılacaktır! Aksi düşünülemez ve hayal bile edilemez! Aksi halde bütün sevincimiz kursaklarımızda kalır! Sevinç gözyaşlarımız feryada dönüşür!

Ayrıca;

Ayasofya Camimizin açılmasıyla Allahımıza Kulluk görevlerimizin bitmediğini asla unutmayalım! Ayasofya Camimizin zincirlenmesinden on yıl önce aynı zalim ve hainlerce zincirlenen “İslam Medeniyeti Sözleşmesinin!” prangalarını kırmak her mü’minin İmani görevidir!

“Kendilerine kesin ve açık deliller gelmiş ve Resulün hak peygamber olduğuna şehadet etmiş iken, imanlarından sonra küfre sapan nankör bir topluluğu hiç Allah hidayete erdirir mi? Yok, yok! Allah, zalimler güruhunu Cennete giden yola koymaz, Hidayete kavuşturmaz.” İşte bunların cezası; Allah’ın, meleklerin ve bütün erdemli insanların lanetlerinin üzerine olmasıdır! Sonsuza dek o lânetin içerisinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır!

Ancak bu (uyarıların) ardından (ölmeden önce pişman olup vicdanlarına uyarak); tövbe edip kendilerini Hakk’a dönerek düzeltenler ve başkalarının da düzelmesi için gayret edenler bu lanetten kurtulurlar! Çünkü Allah, tövbe eden Kullarına çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. (Ali İmran S.86-87-88-89) İlahi Mesajlarında, İslam Nizamını bırakarak laisizm, kapitalizm, vs. gibi şeytani rejimlere, batıl, uyduruk dinlere ve CEDAW (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) adı altında oluşturulan mağduriyetler, İstanbul Sözleşmesi ve üzerinde çok ciddi kaygıların ve eleştirilerin olduğu Lanzorote Sözleşmesi gibi insana ve İslam’a İsyan Sözleşmelerine dönen Toplumlara ve Devletlere Allah’ın lanetinin devam ettiğini asla unutmamalıyız.

Tam bir asırdır küfür, şirk rejimlerinin İslam Düzenine tercih edilmesi sebebiyle Allah’ımızın lanetinden yani Kulluğundan, Rahmetinden, Bereketinden, İzzetinden ve Nusretinden kovulmamızın acılarını hep beraber yaşıyoruz!

Fert, Aile ve toplum eğitim ve nasihatlerle Ruhlar âleminde “Kalu Bela” diyerek imzaladığımız “İslam Medeniyeti Sözleşmesi”ne yeniden dönerek Allah’ın, Meleklerin, tüm Peygamberlerin ve Veli kullarının lanetinden kurtulmalıyız!

Ayasofya’yı İbadete açarak Fatihin bedduasından kurtulduk! Yetmez!

Çünkü Fatih’in bedduası mı büyük? Allah’ın, Meleklerin ve tüm Salih İnsanların laneti mi? Ayasofya Camimizi açtık! Şimdi sıra “İslam Sözleşmesinde!” İnşAllah!

Allah (c.c), Vatanımızda ve tüm Âlemde Hakk’ın hakim kılınacağı “İslam Medeniyeti Sözleşmesi”nin yürürlükte olacağı “Yeni Dünya Düzeni!” uğruna mücadele edenlerin yar ve yardımcısı olsun!

Siyonistlerin kurmak istedikleri “Yeni Dünya Dümenini!”nin şer planlarını yok etmeyi bizlere lütfetsin!

Hak, adalet, ehliyet, ilim, iman, irfan, İhsan, İhlas, edeb ve terbiyeyle oluşacak “Tam Bağımsız Süper Güç Türkiye” eliyle “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mescid-i Aksa’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız kutlu olsun.

Selam, sevgi ve duayla... 

Paylaşım Tarihi:17/07/2020

Twitter Paylaşımları

 

Bizden haberdar olmak için Tıklayınız