2020

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri; insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan sonra Ahiret’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah (c.c)’a hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehl-î Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olanlara, Din ve Vatan muhafızı Gazi ve Şehidlerimize salat ve selam olsun!

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin, “Kostantıniyye ( İstanbul) mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur!” müjdesi bir toprak parçasını veya bir ülkeyi alma teşviki değildir! İstanbul’un güzelliği de değildir!

Şam’ın, Kudüs-ü Şerif’in, İran’ın, Mısır’ın, İspanya Gırnata’nın ve Malazgirt’le başlayan Anadolu’nun Fetih’lerinin ana hedefi ve gayesi; yeryüzünde zulmün ana merkezi Bizans’ı yıkarak Başkentleri Kostantıniyye’yi Hak ve Adaletin merkezine dönüştürmektir!

Bu güzel teşvik sayesinde Müslümanlar, 1453 yılında 21 Yaşında genç komutan Fatih Sultan Muhammed ve Ordusu Kostantıniyye’yi, İstanbul’a (İslambol’a) dönüştürerek dünya nöbetini emperyalistlerin elinden aldılar!

Bu şanlı Fetih sayesinde Osmanlı Cihan Devleti tam dört asır İlim, Emanet, Ehliyet, Adalet, Ticaret, Güçlü Savunma Sanayi ve en mühimi Güzel Ahlak sayesinde; kıtaların ve halkların hâkimi ve hadimi oldular!

Zaferlerin olmazsa olmaz şartı olan bu maddi ve manevi kalkınma, adalet, ehliyet ve güzel ahlak ilkelerini terk edeli; iki asırdır fetihlerle alınan ülkelerin tamamı silahlı ve kültürel işgal altında yeni Fetihleri ve Fatihlerini, gözyaşları ve dualarla bekliyorlar!

Dün; kıtaları ada, Okyanusları Havuz haline dönüştüren Ecdadın bugünkü torunları; bir zamanlar valiyle yönettiklerimizi denize dökmeyi her gün törenlerle kutlamaktadır! Bu aşağılık kompleksinden kurtulmadan Fatih ve Fetih ruhunu anlamamız mümkün de değildir!

Fatihlerin cüceleştirilip, hainlerin devleştirildiği mazlum Müslüman Coğrafya’da gerçek Fetihler ve Fatihler dört gözle beklenilmektedir!

Saidi Nursi (r.a) hazretlerinin Emirdağ Mahkemesinde, “Hâkimler heyeti! Koskoca bir Milletin zaferini bir kişiye tahmil etmek bu aziz Millete en büyük hakarettir!” dediği gibi, aynı anda yedi ayrı cephede, yedi devletle savaşmayı başaran ve tüm Dünya Devletlerine karşı Çanakkale’yi geçilmez yapan Osmanlı Cihan Devleti’nin yüzyıllarca valiyle yönettiği Kasabamız Yunan’ı yenmeyi törenleştirerek Rambo gibi suni Kahramanlar ve sahte Kurtarıcılar üretmek bu necib Millete en büyük hakarettir! Ve Fetih ruhunun ve yeni Fatihler yetiştirmenin önünde ki en büyük engeldir ve ihanettir! 

“Zulüm 1453’te başladı!” diyecek kadar ecdadına, Dinine ve Vatanına düşman, madde bağımlısı, cinsi sapık ve ahlaki değerleri yitirmiş hasta nesillerle yeniden Fetihleri gerçekleştirmemiz sadece hayaldir!

Böyle; ‘’hoppala, batı aşığı, vurdumduymaz bir neslin’’ sorumlusu aile ile birlikte Millisi henüz tam manasıyla oluşmamış Eğitim Sistemimiz ve Ona bağlı Okul ve Üniversitelerimizdir!

Onun için Ülkelerimizi bu zahiri ve batıni mikroplardan, dâhili ve harici düşmanlardan temizlemenin yolu gönüllerin fethidir. Ülkelerin imarından önce gönüllerin İslam ile imarıdır! Kentsel dönüşümden önce gençsel dönüşümdür! Bu olmazsa olmaz ilk önceliğimiz olmalıdır!

Ülkemizde Sebataist dönmeler eliyle yaptırtılan Bizans Devrimleriyle Maddi ve Manevi değerlerimizi deviren Laik (Deist) Devletin bizzat kendisi, İslam Medeniyetini yasaklayarak Fethin emaneti ve sembolü Ayasofya’yı zincirleyerek nesillerimizin ruhlarına; geçmişini, tarihini ve Medeniyetini inkâr prangaları vurma ihanetini işlemiştir!

İki asırlık bu ihanetlere karşı Mücadele ederken çok ağır bedeller ödeyen Manevi Önderlerin kontrolündeki Cemaatlerimiz, Tarikatlarımız, Medreselerimiz, Firavunun sarayında Hz. Musa gibi korunan İmam Hatiblerimiz, İlahiyatlarımız, Milli Medyamız ve onlara sahip çıkan Şehid Adnan Menderes ve diğer Liderlerimizin fedakârlıklarıyla Bizans entrikacılarının oyunları Allah’ın izni ve yardımıyla bozulacak ve Kâbe-i Muazzama’ ya bağlı İstanbul Merkezli “Yeniden Dünya Düzeni!” yeniden kurulacak ve Roma’ya bağlı “Yeniden Dünya Dümeni!”oyunu mutlaka bozulacaktır! İnşallah!

Anadolu vatanımızın banisi (Kurucusu) başta Ulu Önder Eyyubel Ensari (r.a) Hazretlerini, Fatih Sultan Mehmed Hanı ve Fetih Ordusunu rahmetle ve saygıyla anıyoruz!

Allah (c.c), Makamlarını sevenleriyle Cennet eylesin! En kısa zaman da İslam İlkelerine dayalı Adil bir Hukuk Devletiyle yeniden fetihleri gerçekleştirsin! Ve 26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferinin ve 29 Mayıs 1453 Fetih gününün ülke genelinde Resmi Tatil olmasını, İslam Medeniyetimizin Hakimetiyle Ayasofya’mızın açılmasını ve Milletçe bu Bayramları kutlamamızı lütfeylesin!

Hak, Adalet, İlim, İman ve Terbiyeyle oluşacak ahlak ve İrfan toplumuyla Fethin sembolü Ayasofya’mızın açılması, Mescid-i Aksa’mızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma ve Fetih Bayramımız kutlu olsun. Fatih ve Ordusuna Selam olsun!

Selam, sevgi ve duayla...

Paylaşım Tarihi:29/05/2020

Twitter Paylaşımları

 

Bizden haberdar olmak için Tıklayınız