Yeter artık! Sabrımızı taşırmayın!

“Kur’an-ı Kerim olan odada ayaklarımı uzatıp uyumaktan haya ederim!” diyerek, bağrında koca bir çınarın vücut bulduğu Osmanlı Cihan Devleti’nin kurucusu Atamız Osman Gazi’nin; beşeri ideolojilerin her çeşidiyle kalbi, zihni, ruhu, dimağı iğfal edilmeye devam edilen ve özellikle deist, seküler şirk ve küfrün her türlüsüyle zehirletilmiş sahipsiz ve talihsiz torunları; öpüp başımıza koyarken bile acaba “incitir miyiz” diye tereddüt ettiğimiz Kelamullah’ı, Mushaf’ımızı, Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim’i tekmeliyorlar!

Küresel Karanlık Emperyalizmin tüm baskı ve dayatmalarına rağmen Ayasofya’yı açmış bir hareketin Lideri’nin imanı, cesur ve atılımcı ruhundan zerre numune taşıyamayan bazı bürokrat, yönetici, idareci kimseler toplumsal infiale sebebiyet verecek konularda tedbir almakta aciz kaldıkları her türlü bahanelerini küresel dayatmalara ve uluslararası bağlayıcı antlaşmalara dayandıranlar, referansını Kur’an ve Sünnet dışında arayarak “toplumsal zihniyet sapmasına” kapı aralayanlar, şimdi eserinizle övünüyor musunuz? Allah’ın kullarına ikram ettiği ana hayat yasamız Kur’an-ı Kerim’e tekme atacak kadar kuduzlaştırılan nesillerin oluşmasında ki ihmalleriniz aklınıza geldiğinde; “Hakk’a ve Halk’a nasıl hesap vereceğim” diye bir kaygıya düşüyor musunuz?

Heyhat ki! Heyhat!

Bir asırdır Ülkemizi Siyonizm adına işgal eden malum mel’un mihraklar, Devrimlerle Kur’an-ı Kerim’i hayattan, sokaktan, mektepten, ticaretten, siyasetten tekmelemişlerdi! Şimdi Devletin okullarında yetişen talebelerin ayaklarıyla netice aldılar! Hem de bu zulümlere başkaldırdığı için İktidara getirdiğimiz ama muktedir olmak için halen çabalayan kardeşlerimizin devrinde!

İlk dönemlerinde cesaretle bin yıldır milli alfabemiz olan Osmanlıca yasağı zulmü, kesintisiz eğitim zulmü, başörtüsü zulmü, katsayı zulmü gibi birçok zulüm yasaklarını kaldırdılar! Kur’an-ı Kerim, Ahlak ve Siyer gibi çok önemli hayatiyet arz eden dersleri (tercihli seçme ders yanlışına rağmen) okullarımızda uygulamaya koydular!

Yüzlerce İmam Hatib Okulu ve İlahiyat Fakülteleri açtılar! Camilerimizde 3-5 yaş arası Ana Okulları ve Gençlik merkezleri açtılar! Ve hâlâ mandacı muhalefete rağmen hayırlı hizmetlere devam etmeye gayret ediyorlar elhamdülillah! 

Bu çok hayırlı İslami atılımları İmani hizmetleri devirmek ve Asırlık Milli Mücadele sonunda elde edilen bir kısım kazanımlarımızı boşa çıkarmak için içimizdeki mutlu ve putlu bir avuç karanlık odaklar ve odalar gemiyi azığa alırcasına azıttılar! Ve her türlü yollarla karşı atağa geçtiler!

Şeytani dijital platformlar, tv’lerdeki ahlaksız yayınlar ve sosyal medya haramları yani alkolü, uyuşturucu bağımlılığını, faizi, fuhşu ve her türlü ahlaksızlığı alenen teşvik edici yayınlarla nesillerimizi yaylım ateşi altına aldılar! Adeta namaz ve örtü gibi İslami değerlerle alay ve o İslam Medeniyetine savaşmayı yaygın bir moda haline getirdiler!

İktidarın kuyusunu kazmakla meşgul bir kısım belediyeler, bürokratlar, özellikle okul yöneticileri, rektörler ve hesabi kadrolar bu yaygın ahlaksızlık ateşine benzin dökerek yangına körükle desteğe devam ediyorlar! Talebelerin mezuniyet törenlerini tam bir rezalete ve kepazeliğe dönüştürdüler

Bütün bu acı neticelerden önce İktidarımız sorumludur! Yıllardır kardeşlerimize uyardık ve uyarmaya devam edeceğiz!

Haykırdık!

Haykırmaya devam edeceğiz!

“Vazifeleri hesabilere değil hasbi kadrolara yani Ahiret derdi olan ehil, emin, sadık kadrolara verin!” dedik!

“Kentsel dönüşümden önce Gençsel dönüşümü başlatın” dedik!

Hz. Mevlana’nın; “İnsan yetiştirmeyin! İnsanı yetiştirecek insan yetiştirin!” tavsiyesine uyun dedik!

“Öğretmeyen öğretmenleri atamayın, Öğretmenleri kurayla rastgele değil çok ciddi mülakatlarla alın” dedik. “Nesillerimizi ehliyetsiz, liyakatsiz kafalılara ve ırkçılık hastalarına teslim etmeyin!” dedik!

“Aile yapımızı ve Ahlakımızı yıkmakla görevli bir kısmı İktidar yanlısı şer medyayı dizginleyin kontrolleri artırın!” dedik!

Canlı yayın yaptığı Ada’yı tam bir ahlaki rezalet ve cinsi felaket haline dönüştüren (İsrail ve birçok Avrupa ülkelerinde bile yasaklanmış) “Survivor vb. programlara yasak getirin!” dedik!

“Çocuklarımızın imanını ve ahlakını çalan elinde patlamaya hazır sosyal medyadaki her türlü ahlaksızlığı, cinayetleri, yolsuzluğu teşvik eden programları önleyin!” dedik! 

“Maddi ve manevi desteklerle erkeğe iş istihdamı ve hanıma da ev istihdam desteğiyle evliliği teşvik ederek gençlerimizin kötü yollara düşmesinin önüne geçin!” dedik!

Fakat bir türlü dinletemedik!

Yıllardır ektiğimiz ihmallerimizin ve yaptığımız yanlışlıklarımızın, yapacak gücümüz varken yapamadıklarımızın acı ve ağır bedellerini biçiyoruz!

Allah’ımızın lütfettiği mal ve makam nimetlerine yeterince şükredememenin toplumsal azabını birlikte yaşıyoruz!

Netice;

Gençliğimizi İslam Medeniyetimize yabancılaştırarak Mübarek Dinimize, Kutsal Kitabımıza ve değerlerimize karşı kuduzlaştıran çarpık batıcı eğitimde ısrar edenleri, kontrolsüz medya ve sosyal medyanın arsız, hayâsız, edepsiz, ahlaksız yayınlarına seyirci kalan gafilleri, iç ve dış hainleri Allah’ımıza havale ediyor ve bir kez daha haykırıyoruz “Yeter artık! Sabrımızı taşırmayın!”

Allah’ımız, salim ve samimi bir İmani ve İslami dönüşle tövbe ederek; “Onlar ki, şimdi de Kur’an’ı bir kısmını kabul, bir kısmını reddederek-paramparça ediyorlar. (Ey Resulüm) Rabb’ine yemin olsun ki, onların hepsini mutlaka hesaba çekeceğiz! Hem de yaptıkları bütün tavır ve davranışlarından!”( Hicr S.91-92-93) İlahi mesajın ihtarından hepimizi muhafaza buyursun! Amiin

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mescidi Aksa’mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun. 

Selâm, sevgi ve duayla... 

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.