Kalbler Fethedilmeden Kaleler Fetholmaz!

Allah’ın yardımı ile zulmün merkezi Kostantınıyye’nin Hak ve adaletin merkezi İslambol’a dönüştüren Fethi Mübin’in 569. yılında 21 Yaşındaki Fatih Sultan Mehmed Han’ı, ırklar üstü ümmet ruhuyla oluşturulan sadık ve emin ordusunu da rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları Şad olsun! Karanlık Orta Çağı Kapatıp aydınlık Yeni Çağı açan bu Fetih, Mekke-i Mükereme’nin Fethinin bereketidir! Peygamber (s.a) Efendimizin övgüsüyle teşvikinin semeresidir! Ve Fethin ve Vatanımızın banisi Ebu Eyyub El Ensarı (r.a) Hazretlerinin kavli, kalbi ve fiili duasıdır!

Asırlarca Roma İmparatorluğu’nun yani Bizans’ın Başkentliğini yapmış Kostantınıyye Şehrinin Osmanlı Cihan Devleti eliyle İslambol ismiyle İstanbul’a çevrilmesi yakın çağların en büyük zaferidir!

26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferiyle başlayan Anadolu’nun zulümden İslam Medeniyetiyle temizlenme mücadelesinin zirve noktasıdır bu büyük Fetih!

Ticaretin, İlmin ışığında güçlenen; demiri çok iyi kullanan teknolojiyle sağlanan maddi tedbirlerin yanında iman, amel, ihlas, ümmet ruhu, uhuvvet birliği ve güzel ahlakı içeren manevi tedbirlerin neticesidir bu büyük Fetih!

Fethe çıkmadan önce vatandaşlarının ahlaki değerlerini bizzat teftiş için alışverişe çıkan genç sultan, ticaret erbabının kendileriyle beraber diğer esnafında kazanmasını tercih eden güzel ahlakını görünce savaş için sefere çıkma emrini vermesi fetih ruhundan alacağımız en büyük ahlak derslerimizdendir!

Yani sevgiyle, İmanla, merhametle ve güzel ahlak ile manen kalbler fethedilmeden kalelerin madden fethedilemeyeceğinin en büyük dersidir büyük fetih!

Allah’ımızın yardımıyla maddi ve manevi tedbirler neticesinde elde edilen bu büyük fetih ile tam beş asır roma merkezli vahşi dünya yönetimi yerine İstanbul merkezli adil dünya yönetimi Müslümanların eline geçti elhamdülillah!

Son olarak, Çanakkale Destanıyla geçilemeyen ve İstiklal Savaşlarımızdaki Milli Mücadelemizle korunan merkezi güç İstanbul’umuzun yetkisinin ve etkisini, içimizdeki sinsi hain tapınak şövalyelerinin, sebataist dönmelerin ve batı aşığı mandacı hastaların eliyle imzalanan bir takım ihanet antlaşmalarıyla kaybettik!

Ve Cihan Liderimiz Sultan Abdülhamid’in satılmış mandacı hainler eliyle Selanik’e mahkûm edilmesinden sonra, tam yüz yıldır tekrar Roma Merkezli Vahşi Dünya Yönetimine tüm İnsanlık mahkûm edildi!

Tam yüz yıldır sahipsizlikten işgaller, tecavüzler, katliamlar, soy ve din kıyımı gibi vahşetleri altında yeniden İstanbul Merkezli Fethi Mübin’le kurtuluşunu bekleyen Milyonlarca Mazlumlar topluluğu oluşturuldu!

Tam bir asırdır beklenen Fethin gecikmesinin sebeplerinden biride;

İstanbul’un fethinde genç liderin başarısız olması için dış güçlerle beraber ittifak eden yerli güçlerde bugün ki gibi fethi engellemek için devredeydiler!

Savaş sonrası Sultan Fatih tarafından vatana ihanetten idam edilen öz amcası Orhan Sultan, yeğeni Fatih’in  yenilip Edirne’deki tahta kendisinin oturması hırsıyla iki bin Osmanlı hain askeriyle Bizans Düşmanlarının saflarına geçerek Müslüman Orduyla savaştığı gibi, günümüzde de makam ve malkolik hastalıklara yakalan bazı kardeşlerimizin de aynı şer ittifakını içinde yer almaları ders alınmayan tarihin çok acı bir tekerrürdür!

Netice;

Mukaddes Beldelerimizin muhafızı İstanbul’umuzun, Anadolu’muzun ve tüm Mazlum Coğrafyanın İnsanlarıyla beraber yeniden İslam Medeniyetine dönüş Fethi için birleşerek çalışmak hepimizin İmani ve Cihadi görevimizdir!

Allah’ın; faiz, fuhuş, alkol, uyuşturucu gibi haramlarını haram, helallerinin de helal olacağı yeniden bir Adil Düzen Fethini gerçekleştirmeliyiz!

Beklenen yeni Fetih; Ancak,  İman, İlim, Amel ve Ahlak ile donanmış yeni bir Fetih Ruhlu Milli bir Nesille mümkündür!

Eğitimde, Ticarette, Yargıda ve Siyasetteki zulmün anası yürüklükteki bozuk düzen kanunlarıyla bu neslin yetiştirilmesi de asla mümkün değildir!

Karaborsayı, zamları, yalanı, dolanı, boşanmayı adeta meslek edinmiş bir fert, aile ve toplumla Fetih Neslini nasıl yetiştireceğiz?

Şanlı tarihinden ve kahraman ecdadından utanan, “Zulüm 1453’te başladı!” diyebilen alkolik sorumsuz vurdumduymaz hababam sınıfı bir Batı aşığı nesille yeni Fethi nasıl gerçekleştireceğiz?

 Ama bu olumsuzluklara rağmen asla ümitsiz olmamalıyız!

Yeniden Fetih Ruhuyla Süper Güç bir Türkiye’nin inşası için güçlenen savunma sanayimizle beraber, devasa köprülere, kanallara, yollara ve yatırımlara devam ederken kalb yollarının inşası için cehdimizi, gayretimizi artırmalıyız!

Fetih bir İnkılabtır!

Fetih Medeniyetimizi durdurmak ve yıkmak için yapılan şeytani Devrimleri eğitimle, tebliğle devirecek bir kalb İnkılabıdır!

Fakat ahiret nimetlerinden önce elde edebileceğiniz başka hoşunuza gidecek peşin bir müjde daha var: Zalimlere karşı giriştiğiniz mücadelede Allah’ın yardımı ile yakında gerçekleşecek bir zafer! Öyleyse, ey Peygamber, bunu bütün inananlara müjdele!” (Saff S.13) ilahi Müjdesiyle kalplerimize, ailemize ve Ülkemize yeniden rahmet, bereket, nusret ve Fetih kapılarını açmasını Allah’ımız lutfetsin Amiin...

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mescid-i Aksa’mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun. 

Selam, sevgi ve duayla... 

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.