KADRimiz sadece İslam!

Allah’ımızın biz kullarına ihsan buyurduğu sayısız nimetlerinin en üstünü İmanımızın ve Müslümanlığımızın ana kaynağı Kur’an-ı Kerim’e kavuştuğumuz Kadir (Leylet’ül KADR) Gecesini infak, istiğfar, sadaka, salat, sohbet ve dualarla ihya edeceğiz İnşallah! 

Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın sözü olduğunun ilk ve tek delili Resulullah(s.a) Efendimizdir! Çünkü bu Yüce Kitab sadece Önderimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize vahyedilmiştir! Ve Kur’an-ı Kerim’in Allah kelamı olduğunu İnsanlığa sadece Resulullah Efendimiz ilan etmiştir! Ve Sevgili Peygamberimizin diliyle ve örnek yaşantısıyla Kur’an-ı Kerim’i tanıdık ve kıyamete kadar sadece Sünneti yoluyla Kur’an-ı Kerim’i anlayarak yaşayacağız inşAllah

Paha biçilmez kıymetli ve ölçü manalarına gelen Kadr (Kadir) Kur’an-ı Kerim’in “Oku!” emriyle inmeye başladığı gecenin adıdır! Bu ismi bizzat Allah’ımız vermiştir! Ve Kadr Gecemizi bin aydan hayırlı bir gece ilan etmiştir!

Ana Yasamız ve Ana Hayat Yasamız Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı Ramazan Ayı ayların sultanı, indiği gece de senelerin sultanıdır! 

Ama ne acı ki; son asırdır Müslüman Coğrafya olarak bu Yüce Kitabımızın ve Onu bize yaşayarak öğreten Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin kadri kıymetini bilemedik! Anlayamadık! Hayatımıza hayat kılamadık! Ailemizin, medeniyetimizin, mirasımızın, ticaretimizin, mahkemelerimizin, adaletimizin, devletimizin, sevgimizin, merhametimizin, kardeşliğimizin ve ahlakımızın yegâne ölçüsü yapamadık!

Çünkü insanlığın başlangıcından Asrımıza kadar hiçbir Firavun, Nemrud, Ebu Cehil vb. zalimlerin başaramadıkları zulmü asrımızın Firavun’ları Kur’an-ı Kerim’in okunmasını, anlaşılmasını, yaşanılmasını ve yayılmasını yasaklayarak yaptılar!

Merhum Necib Fazıl Üstadımızın ifadesiyle “Bu Kur’an-ı Mektepten, Meclisten, Kışladan ve Hayattan kovdular” ihanetini gerçekleştiren asrımızın Ebu Cehilleri olan Devrim Yobazı işbirlikçileri lanetle anıyoruz!

Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlayarak yaşamamızı engellemek için Milli Alfabemizi kaldırarak denize döktüğümüz Yunan gâvurunun Latin alfabesini Devletimizin değiştirilemez maddesi haline dönüştürenler neyi amaçlamışlardı?

Kur’an-ı Kerim’i okuyanları cezalandırmadılar mı ve okutanların çoğunu da idam etmediler mi? İstiklal Mahkemelerini Peygamber Varisi Âlimlerin yok edilmesi için seyyar hale getirmediler mi? Âlimlerimizi mahkûm ettikleri Cezaevine halkımız bu nedenle (Ulu Canlar) ismini verdi! Yani Ulu Canlarımız olan mübarek Âlimlerin idam öncesi tutuklu kaldıkları cezaevi!

Deccalların Şeytani şer planları dün tutmadığı gibi bugün de yarın da tutmayacak biziznillah! “O Kur’an-ı biz indirdik ve Biz muhafaza edeceğiz” (Hicr S.9) ilahi müjdesinin gereği; Allah’ın mutlak hükmü, mucizesi Kur’an’ın karşısında her zaman olduğu gibi bir zamanların süper gücü zalim Moğollar nasıl yıkıldıysa karşısına çıkan her sinek güç yıkılmaya, yenilmeye ve Cehennemin Esfeli Safiline mahkûm olacaktır! Şimdi Kur’an-ı Kerim, Siyer-i Nebi ve Ahlak İlmi Devletin okullarında resmi ders olarak okutulmasının özgürlüğüne kavuştuk Elhamdülillah! Milli Alfabemiz Osmanlıca yasağı kaldırıldı!

Bu asırlık mücadele neticesinde elde edilen inanma ve yaşama haklarını kullanmayan Müslümanların vay hallerine!

Artık Müslümanların, İktidarın ve Milli Muhalefetin mazeret dönemi bitmiştir!

Kur’an-ı Kerim’in Resulullah (s.a) Efendimizin bizatihi yaşayarak talimi ve tavsiyesiyle Dinimiz İslam’ın yaşanılması, yaşatılması ve Cihana yayılması için var gücümüzle çalışmamız Allah ve Resulüne İmanımızın gereğidir!

Kur’an-ı Kerim ölü Kitabı değil ölçü Kitabımızdır! Ölüleri değil, ölmüş kalplerimizi, ailelerimizi, toplumumuzu ticaretimizi, siyasetimizi ve ahlakımızı yeniden diriltmeye gönderilmiş Allah’ımızın ölçü Kitabıdır!

Yeter artık! Kadın Erkek haklarını, Hayvan Haklarını, Aile ve Devlet ilkelerini Avrupa değil sadece Allah ve Resulü belirlemelidir! Devletimizin Avrupa menşeli Ana Yasası, İslami Hukuk İlkelerine göre yeniden yazılmalıdır!

Süresiz nafaka zulmüne, genç evliliğe ceza zulmüne, ücretlerde eşitsizlik ve mahkemelerde adaletsizlik zulmüne, yolsuzluk, dolandırıcılık, fahiş, faiz, fuhuş ve cinayetler zulmüne karşı İslam Hukuku ilkeleri ölçüsünde acil maddi ve manevi tedbirler alınmalıdır!

Geçmiş Kavimlerin ve Devletlerin İlahi belalarla yıkılmasının sebeplerinden domuzların bile yapmadığı hemcinslerin fuhşuna ve zinaya asla izin verilmemelidir! Zira Cinsi sapıklık ve fuhşu sapkınlık ahlaksızlığı asla özgürlük değildir!

İnsanın özgürlüğü, hürriyeti, huzur ve mutluluğu ancak yaratılanlara kulluğu bırakıp şartsız ve itirazsız sadece Yaratıcımız Allah’a Kul ve Peygamberimize Ümmet olmasıyla sağlanır!

Müşrikler, ateistler, deistler, gnostikler, agnostikler; İslam karşıtı bütün fikir, felsefe ve ideolojiler, cümle zalimler çatlasalar da, patlasalar da her yerde ve her şeyde KADRimiz yani ölçümüz sadece İslam’dır ve ilelebet İslam olacaktır!

“Seni Yaratan Rabbinin adıyla Oku!” emriyle indiği geceyi bin aydan hayırlı ve bereketli kılan Kur’an-ı Kerim’i nefsimize, neslimize, ailemize ve Devletimize hâkim kılmak için Kur’an-ı Kerim’in hayat dolu mesajlarını kalbimize indireceğimiz günleri Allah’ımız, kısa zamanda lütfetsin! Günlerimizi, aylarımızı, senelerimizi Yüce Kur’an ile hayırlı huzurlu ve bereketli kılsın! Ve Kur’an-ı Kerim’i okumanın ve her şeyi Kur’an ve Sünnet ile okumanın, anlamanın ve yaşamanın önündeki tüm engelleri kaldıracak akıl, şuur ve basiretini hepimize ihsan buyursun! Amiin

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mescidi Aksa’mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız ve Kadr-i Şerifimiz mübarek olsun. İnşallah Çarşamba akşamı Kadir Gecesi Özel yayınında Akit Tv ve Kanal 68 ortak Canlı yayınında saat 22.30’da buluşmak üzere Allah (c.c)’a emanet olunuz.

Selâm, sevgi ve duayla. 

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.