Her seçimi geçim belirler!

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd; Önderimiz, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mü’min kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!

Bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, bize bu imtihan dünyasında yol haritası olarak Kur’an-ı, rehber olarak Muhammed Mustafa’yı ikram eden, yaratan, yaşatan ve yöneten Allah’ımıza sonsuz hamd-u sena olsun! Bizi insan olarak yaratan, akıl veren ve diğer sayısız nimetleriyle rızıklandıran Allah’ımız kadar kullarına kim ikram edebilir? Kim ihsan edebilir?

Bunca sayısız nimetlere rağmen; “Bazı insanlar o kadar nankördür ki, Rabb’i ona güç, servet, sağlık ve benzeri nîmetler bahşederek kendisini imtihân edince, bunun gelip geçici bir zevkten ibaret olduğunu ve asıl ikramın Ahirette verileceğini göz ardı ederek aptalca bir gurura kapılır ve “Ben ne kıymetli bir kulmuşum ki, Rabb’im beni bunca nimetlerle onurlandırdı!” diyerek Rabb’ini unutur, sefahate dalıp gider. Ama ne zamanki onu sınamak (üzere, biraz) rızkını (ve rahatını) kısıverse, hemen “Rabbim bana haksızlık etti ve beni unuttu (bak böyle hakir ve fakir hale getirdi)” diyerek (itiraz ve isyana kalkışır) (Fecr S.15-16) İlahi Mesajları, hepimiz için derslerle dolu uyarılar ve imtihanlardır!

“Olmaya Cihanda bir nefes sıhhat gibi” gerçeğine rağmen Allah’ımıza verdiği nimetler karşısında şükreden kulları her zaman az, nankörler ise çoktur!

Kul, Rabb’ine karşı nankörken; bizlerin yapmakla övündüğümüz köprüler, barajlar, yollar, trenler, hastahaneler vs. hizmetlerimiz Allah’ımızın biz kullarına verdiği nimetlerin yanında okyanuslarda bir zerre damlacık bile değildir! Allah’ımızın sayısız nimetlerini unutup nankörlük yapanlar olduğu gibi kullarının yaptığı hizmetleri de unutanlar da olacaktır!

Ve insan bir manasıyla da “unutkandır ve unutandır!” Sevinçleri de üzüntüleri de, yaptıklarını da yapılanları da hemen unutur! Onun için İlahi Mesajda; “Bununla birlikte, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşmak için sürekli olarak uyarmaya devam et! Çünkü uyarı, inatçı kâfirlere olmasa bile, Mü’minlere ve inanmaya gönlü olanlara mutlaka fayda verecektir.” (Zariyat S.55) buyrulmuştur.

Her işte ve bilhassa seçimlerde başarılı olmanın yolu sadece gönülleri kazanmaktır! Gönülleri kazanmanın yolu da beraber sevinmek, beraber üzülmek, varlığı ve darlığı beraber paylaşmaktır! Ve daima zalime karşı, mazlumların yanında yer almaktır!

Giderek artan ve el yakan gıda fiyatlarının, elektrik, su, doğalgaz vs. faturaların ve ev kiralarının seçmenin gönlünü hayli incittiğine şahidiz! Kararsız seçmenin her gün artmasının en mühim sebebi de budur!

Onun için tüm seçimler; “seçim kanunlarıyla değil, seçmenin geçimini sağlayacak ekonomik atılımlarla, mazlumların ve mağdurların gönüllerini kazandıracak Adil Hukuki karar ve uygulamalarla kazanılır!” gerçeğini asla unutmayalım!

Et, gıda ve faiz mafyasının zulmüyle geçinemeyen milyonlarca mağdurlarla beraber Süresiz Nafaka, Genç Evlilik Mağdurları, Fetozede ve EYT’li mazlum seçmenlerinde gönüllerini yeniden kazanıp, “ahlarını” duaya çevirmenin tek yolu sadece budur!

Kısaca; “Gönüller ve Seçimler, Seçmen Kitlesinin Maddi ve Manevi geçimini teminle kazanılır!” gerçeğini de asla unutmayalım!

Allah’ımız “Gerçekten (gafil ve kâfir) insan Rabbine karşı mutlak nankördür!” (Adiyat S.6) İlahi Mesajında belirttiği nankör kullarından değil, hepimizi daim kendisine şükredenlerden, Din ve Devlet Muhafazası için gece gündüz çalışan kullarına da teşekkür edenlerden eylesin! Amiin..

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mescid-i Aksa’mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.

25 Mart 2009 tarihinde uğradığı suikastla şehadet şerbetini içen merhum ve mağfur Muhsin Yazıcıoğlu’nu Şehadetinin 12. Yılında derin bir hüzün ve özlemle anıyoruz. Mekanı sevenleriyle birlikte cennet olsun. Amin.

Selâm, sevgi ve duayla... 

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.