Haydi, Faiz Fitnesiyle Savaşa!

Faizle savaşılmadan ve Faiz yenilmeden Maddi ve Manevi hiçbir sahada zafer olmaz! Asrın Müslümanları olarak; Yahudi ve Hristiyanların anladığı ve inandığı kadar, faiz bela ve fitnesinin ekonomileri çökerttiğine, malların değerini erittiğine, alın terlerinin karşılığını yok ettiğine ne zaman iman edeceğiz! Ne zaman?

Tüm dünya medyası, canlı yayın maç nakli verir gibi Yahudi’nin kontrolünde yürütülen Rus-Ukrayna Savaşı’nı; ezilen halkların asıl gündemini saptırmak ve unutturmak için bilinçli bir şekilde vermeye devam ediyor ve her türlü enstrümanı kullanarak toplumları narkozluyorlar! Oysa asıl Mücadelemiz, Faiz Fitnesiyle ve Faiz Baronlarıyla Savaş olmalıdır! Yolsuzluğun, yoksulluğun, pahalılığın, işsizliğin, inançsızlığın ve her türlü ahlaksızlığın ana mikrobu olan faizle savaş olmadıkça emperyalist ülkelerin savaş ve işgallerini asla önleyemeyiz! Gündemimiz ‘’faizle savaş’’ olmadıkça, küresel efendilerin gündemlerinin kölesi olmaya devam ederiz!

Faiz; Yahudilerin, Yahudi olmayan insanlardan aldığı cizyedir! Yani kölelik vergisidir! Bu kölelik vergileri sayesinde bir avuç Yahudi’nin; AB, ABD, Rusya, Çin, Avrupa ve tüm ülkelerin yönetimlerini, siyasetini, ticaretini, eğitim ve ahlakını ele geçirdiklerini ve faize savaş açan lider ve kadrolarını suikast ve darbelerle tasfiye ettiklerini asla unutmayalım!

Faiz mafyasının ve Baronlarının Faiz Mikrobu savaşıyla zayıflattığı devletler, başarısız kıldığı iktidarlar, iflas ettirdiği şirketler sebebiyle artan işsizlik, pahalılık neticesindeki buhran ve bunalımlar boşanmaları tetikleyerek milyonlarca aile yuvasını yıkmakta, uyuşturucu kurbanı nesilleri çoğaltmakta ahlaki değerleri yok etmekte ve intiharları artırmakta olduğu gerçeğini de asla unutmayalım!

Koskoca Osmanlı Cihan Devleti’nin yıkılışının ana sebeplerinin başında Faiz Belası geldiğini de asla unutmayalım!

Dinin Direği Namaz ve Oruç gibi çok önemli kulluk görevlerini ihmal eden kullarına dahi ‘’size savaş açarım’’ demeyen Allah’ımızın; “Ey iman edenler! Allah’tan korkup (her türlü haram ve haksızlıktan) sakının ve eğer (gerçekten) inanmışsanız, faizden artakalanı (ana paranızdan fazlasını) bırakın (faizci düzenden uzaklaşıp kurtulmaya bakın). Şâyet bunu yapmayacak olursanız, Allah’a ve Elçisine karşı savaş açtığınızı ve Allah’ın da size savaş ilân ettiğini bilmiş olun. Fakat tövbe ederseniz, birikmiş fâiz alacaklarınızdan vazgeçmeniz şartıyla, anamallarınız ve anaparanız sizindir. Ne haksızlık edin, ne de haksızlığa uğrayın.” (Bakara S.278-279) İlahi Mesajlarında, ‘’faizciye savaş açarım’’ demesi, faizin ne büyük bela ve günah olduğunu göstermiyor mu?

Asrımızda her türlü işgal altında bulunan Müslüman ülkelerin tamamı faizle Allah’la savaş ederken, Allah da kendisiyle savaş edenlere; zalim devletlerin eliyle savaşa devam ederken hangi zaferi nasıl elde edeceğiz?

Kendisine İslam Cumhuriyeti ismini vermesine rağmen dünyanın en büyük petrol ülkesi İran’ın faiz belası sebebiyle ve faize savaş açamadığı için halkının nasıl perişan olduğu, açlıkla ve her türlü ahlaksızlıkla nasıl boğuştuğu ve ülkenin başının belalardan kurtulamadığı gerçeğini idrak edip faize savaşı ne zaman başlatacağız? Ne zaman?

Birinci ve İkinci Cihan Harpleri sebebiyle yıkılan, yakılan, harabeye dönen şehirlerini yeniden imar eden ve tekrar ayağa kalkıp Afrika ve Asya Ülkelerini sömürmeye devam eden ve faizli ülkelerin ezilen halklarını kendi ülkelerinde işçi yapmayı başaran emperyalist ülkelerin tamamının yeniden güçlenmesinin ana sebeplerinden en mühimi, faize savaş açıp faiz yenmeleridir! Sömürgeci emperyalist devletlere baktığımızda faizlerinin düşük olduğu gerçeğiyle karşılaşmaktayız.

Başta İsrail ve iki şehri atomla yerle bir edilen Japonya olmak üzere emperyalist ülkelerin çoğunda faiz yok denecek kadardır ve hatta bazılarında faiz % -2’dir! Yani bankaya yüz lira yatıran bir sene sonra 98 lira geri alır! Adeta cezalandırılır! Diğer emperyalist ülkelerde ise borç alanların ödeyecekleri miktar, senelik enflasyonun altındadır!

Netice;

Fert, toplum ve Devlet olarak acilen Allah’ımızın Faiz(Haramına) iman ederek Faiz Mikrobu belasına karşı birlikte savaş yapmalıyız!

Dünya’yı saran ve insanları hayattan bıktırtan Korona ve benzeri mikroplardan korunmak ve kurtulmak için devletler nasıl Sağlık ve Bilim Kurulları kurduysa, virüslerden daha tehlikeli Faiz Mikroplarından kurtulmamız içinde acilen İslami Ekonomik Kurullarını resmileştirmeliyiz!

Üretimin önünde en büyük engel olan Faiz Mikrobu belasını acilen faizsiz alternatif ekonomik ilaçlarla yok etmeliyiz!

1970 yıllarda Merhum Erbakan hocamız ve ekibi tarafından Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası (DESİYAB) ismi ile temelleri atılan Faizsiz Katılım Bankaları ve ülkemizdeki terörün ana merkezlerinden Faizci Bankalar kâr ve zarar ortaklığına dayalı faizsiz sisteme dönüştürmeliyiz! İslam’a İmanımızın ve milyonlarca mazlum ve Mağdurlara merhametimizin gereği Faiz ile savaşı kazanıp Allah’ımızın af, mağfiret, rahmet, bereket ve nusret kapılarının açılmasını acilen sağlamalıyız!

Allah’ım! Müslüman kullarını; hükmüne, kudretine ve iradene karşı savaş ilan etmek demek olan faiz belasından kurtar ve faizin her çeşidine savaş açma imanını bizlere yeniden lutfeyle!

Amiin.

Nefsimizde, Ailemizde ve Ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Faiz Belasının kalkması, Mescid-i Aksa’mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.

Selam, sevgi ve duayla...

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.