Şevki Yılmaz’dan Devlet yetkililerine çağrı: Topuk kanı dayatmasını durdurun!
20. Dönem Rize Milletvekili ve İlahiyatçı Hatip Şevki Yılmaz, artan "Topuk Kanı Dayatması" ve ailelere yönelik baskılara karşı devlet yetkililerini uyardı. Avrupa’daki benzer uygulamalara dikkat çekerken, Türkiye’de de ailelerin karşılaştığı hukuki baskılara karşı uyarılarda bulunarak; ''Bu Siyonit ve DSÖ’nün Masonik oyununa müsade etmeyin!'' çağrısında bulundu. İşte detaylar...
20. Dönem Rize Milletvekili ve İlahiyatçı Hatip Şevki Yılmaz, son günlerde artarak devam eden "Topuk Kanı Dayatması" ve ailelere yönelik hukuksal baskılarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Adana'da çocuklarına kayyım atanan ailelerin avukatlığını yapan Avukat Cüneyt Bülent Şeker'in X paylaşımını alıntılayan Yılmaz; Devlet yetkililerine seslenerek, "Avrupa’da on binlerce Müslüman çocuğun şiddet suçlamalarıyla ailelerinden alınarak LGBT bireylerin yanına yerleştirildiğini" belirtti. Yılmaz, eğer bugün ''topuk kanı'' olgusu üzerinden çocuklara kayyım atanırsa yarın bu işin önü alınmaz ve Avrupa'da yaşanan bu tür oyunların Türkiye'de de uygulanmasının önü açılabilir uyarısında bulundu. Yılmaz daha bugünden bu tür durumlara fırsat verilmemesi gerektiğini vurguladı.
İlahiyatçı Hatip Şevki Yılmaz'ın Devlet yetkililerine çağrısı;
"Avukat beyin, iktidarımızı uyarıcı bu açıklamalarına kulak verilmelidir. Son günlerde artarak devam ettiğine şahid olduğumuz ''Topuk Kanı Dayatmasından'' oluşan mağduriyetlere karşı tüm yetkili ve etkili kardeşlerime sesleniyorum:
Bu Siyonit ve DSÖ’nün Masonik oyununa müsade etmeyin! Bugün Avrupa’da onbinlerce Müslüman ailenin evladı; ''çocuğa şiddet'' yalanlarıyla müslüman anne ve babasından alınarak LGBT bireylerin yanına ''koruyucu aile'' diye yerleştirildi ve bir çoğu hristiyanlaştırıldı.
Cumhurbaşkanımızın genç nüfusumuzun arttırılmasına yönelik çağrıları milli bir mesele haline gelmişken, ülkemizde yaşlanma oranı artıyorken, içinde bulunduğumuz zor ekonomik şartlara rağmen evlenmiş ve evlat sahibi olmuş anne ve babaları ''çocukları olduğu için'' pişman edercesine kolluk kuvvetleriyle, ifade vermeye zorlanmasıyla, mahkemelik etme çabalarıyla ne yapmaya çalışılıyor!
''Topuk kanı verin ya da aşı vurdurun'' dediğiniz anneye; ''hakkıyla beslenebiliyor musunuz? Yavrunuza anne sütünüz yetiyormu? Gerekirse sizler gıda destek programı yapalım'' diye soracağınıza, hukuksal baskılar altına alıp lohusa anneyi üzüp, sütünün kesilmesini sağlamanın vebalini taşıyamazsınız!
Şeriatı İslam'ın yüzde yüz yasakladığı bu zulmü durduralım!
Aksi halde gadabı ilahiden asla kurtulamayız!
Hele mazlum annenin bedduasından asla!
Allahımız hepimize feraset, basiret ve merhamet lutfetsin.
Amiin"