2014

Bismillahirrahmanirrahim Allah’ın yardımı ve lütfu sayesinde İktidarımız İnsan Hak ve Özgürlükleri sahasında çok önemli Anayasa ve yasa değişikliklerini gerçekleştirdi Elhamdülillah. Gerek asker, gerek sivil görevlilere her türlü şiddet baskı sona ererken birçok mağdur kitle eski haklarına kavuştu. Aksaklıklara rağmen başörtüsü sorunu tüm okullarımızda ve dairelerimizde sona erdi. Hatta bundan böyle Hak ve Özgürlüklere baskı yapanlar hakkında ağır cezalar getirildi. Ülkemizin kanayan yarası terör belasını önlemek için barış projesi hayata geçirildi. Teröre karışmış ama pişman olmuş teröristlerin silahlarıyla birlikte teslim olmaları şartıyla af imkânları defalarca sağlandı. Dünya’daki tüm savaş, işgal ve ekonomik terörün baş belalılarından CIA ve MOSSAD’ın içimizdeki şubesi Özel Harp Dairesinin maşaları Ergenekon Çeteleri bile, acımasızca saldırdıkları iktidarın çıkarttığı “Anayasa Mahkemesine Bireysel başvuru” hakkı sayesinde şartlı salıverildi. Ancak ne acıdır ki; Bu haklardan bazı Vatan Millet ve Din sevdalıları ve terör için kullanılan gençler yeterince yararlanamamaktadır. Mısır Ezher Üniversitesi ve diğer Halkı Müslüman Ülkelerdeki Üniversite mezunları kardeşlerimin hakları iade edilmesine rağmen yaş engeli sebebiyle mağduriyetleri hala giderilememiştir. Yaşı geçen kardeşlerimizin resmi görev almaları maalesef hala sağlanamamıştır. Ayrıca yukarda belirttiğim odaklarca kullanılan gençlerin pişmanlıkları hala gündeme getirilmiyor. 1993 yılında MOSSAD tarafından planlanan Jak Kamhi suikastında kullanılan gençler kendilerine uzatılacak Devlet Ana şefkat elini bekliyorlar. Kendilerinin yaptığı eylemi, İslami olamadığı için asla tasvip etmiyoruz. Ancak verilen cezada tam bir hukuk cinayeti vardır! Kendilerine malum odakların verdiği silah tetiği bozuk ve ateşlem

hi öldürülmemiş! Yaralanmamış! Tek bir darbe yememiş. Buna rağmen oyunun kurbanı Ali Rıza Bayramçavuş ve 3 arkadaşı tam 22 yıldır cezaevindeler! Yerel mahkemenin verdiği haksız ve hukuksuz 13 yıl çok ağır hapis cezasını bile az bulan Yargıtay gençlere önce İdam cezası veriyor. Sonra idam, müebbet hapis cezasına çevriliyor. Böylece “Dünyanın her yerinde Yahudi’nin canı ve kanı çok pahalıdır” mesajını vermek için tam bir hukuk cinayeti onanıyor! Yine malum odakların bazen göz yumarak, bazen de destekleyerek kullandıkları ülkemizdeki Hizbullah ve İBDA-C Örgütlerinin birçok aldatılmış mağdur genci hala cezaevlerinde devletin şefkat ve barış elini bekliyor. Sivas mağdurlarının üzerinde oynanan oyunlar daha da vahim! Madımak Otelini yakıp, içindeki 35 canı diri diri yakan alçak, şerefsiz derin güçler ve gerçek failler hala aramızda dolaşıyor! Alevi-Sünni canları birbirine savaştırmak için tezgahlanan Erzincan Başbağlar’da Cami avlusunda katledilen 35 canın katilleri de hala yakalanamamıştır!! Ama menfur olayla hiç ilgisi olmayan Sivas mağduru mahkûm yüzlerce sahipsiz genç, ömür boyu müebbet hapis cezasını çekmek üzere cezaevinde ölümü bekliyorlar! Zerre imanı olan bir Müslüman değil insanı hayvanı bile yakamaz!” İnancına sahip bu gençlerin Sivas’taki bu vahşeti yapmalarının mümkün olmadığını, sağduyu ve vicdan sahibi her Alevi kardeşlerimizde çok iyi bilmektedirler. Netice; İnsan Hak ve Özgürlüklerin kâmil manada gerçekleşmesi için iktidarın çıkarttığı yasalar tatbikatta adaleti hala sağlayamamaktadır. Pişmanlık Yasası ve Barış projesi sadece asker, polis ve vatandaş katilleri PKK canilerine uygulanırken, Hizbullah, İBDA-C vb. örgüt üyelerine, Sivas mağduru mahkûmlara ve Jak Kamhi sözde suikastının kurbanları Ali Rıza Bayramçavuş ve arkadaşlarına hala uygulanmamaktadır. Ömrüm boyunca tüm konferanslarımız ve sohbetlerimizde; “Yüce Dinimiz İslam; kısas dahil, tüm cezaların infazında sadece devleti yetkili kılmıştır. Hiçbir fert, tarikat, cemaat vb. örgüte ceza yetkisi vermemiştir. Çünkü kısas ve ceza ayetleri cemaat olunan Mekke döneminde değil, devlet olunan Medine döneminde inmiştir! Bu ilahi gerçeğe rağmen gençleri yer altı örgütlerinde din istismarıyla kandırıp silahlı eyleme teşvik edenler ya cahil, ya gafil, ya da tam haindir. Ve Harici kafadır.” uyarılarını yapan bir kardeşiniz olarak, geçmiş ve gelecek hiçbir terör eylemini asla desteklemiyorum. Ama işlenen hukuk cinayetlerinin durdurulması için iktidarı acele göreve çağırıyorum. Pişmanlık Yasası sınırları bütün pişman olan bütün derin güçlerin aleti kurbanlara da şamil edilmelidir! İnşallah 10 Ağustos’ta Hikmet, Feraset ve Basiret sahibi halkımızın oylarıyla seçilecek olan Tayyib Erdoğan kardeşimizin Cumhurbaşkanlığında bu Hukuk Cinayetini önleyecek adımları acilen atacağına yürekten inanıyorum. Selam ve duayla.

Paylaşım Tarihi:01/08/2014

Twitter Paylaşımları

 

Bizden haberdar olmak için Tıklayınız