HABERLER
Eyl 27
Depremler ve dersler

Konu:Haber Vakti yazarı Şevki Yılmaz'ın 2011'de kaleme…

Haber Vakti yazarımız Şevki Yılmaz, 2011'de kaleme aldığı yazısına maddi depremlerden ziyade manevi depremlerin toplumsal düzeni hergün artçıları ile sarsıntıya uğrattığnı hatırlattı

Yeniden İstanbul Merkezli Maddi Depremlerle imtihandayız. Allah (c.c), Ailemizi, evlerimizi ve Vatan evimizi her türlü bela ve musibetlerden, sivil ve silahlı işgallerden muhafaza buyursun!

Yüz yıl evvel Hilafet (Dünya Liderliği) Merkezimize ve İslami Medeniyetimize yapılan devrim depremleriyle Müslüman coğrafyası tarumar oldu. Yüz yıldır Deccalların enkazlarında yok mu bizi kurtaran diye feryat ediyoruz! Ahlaki depresyonlarla, yıkılan yuvalarla bu Manevi depremler zaten aralıksız gece ve gündüz devam ediyor!

AFETLERİN SORUMLUSU ALLAH DEĞİLDİR!

Afet denilince bazı insanların, depremi Allah(cc)'nin bir zulmü olarak bilmeden isyana düştüğünü aktaran Yılmaz, afetlerin Allah'ın kullarına zulmü olmadığını, Allah'ın kullarına zulmetmeyi sevmediğini hatırlattı.

Bu maddi ve manevi depremlerden alacağımız derslere gelince;

 “DEPREMLER VE DERSLER!”

Bu yılı tüm dünyada açlık, kuraklık, terör, tsunami, hortum, sel, zelzele ve trafik kazaları gibi afetlerle dolu bir hüzün yılı olarak yaşamaya devam ediyoruz. Deprem, sel gibi afet ve felaketlerin sorumlusu Allah (cc) değildir. Allah (cc) kullarına zulmetmez ve zulmü de asla sevmez. Kendi ellerimiz ve eylemlerimizle yaptıklarımızın bedelini ödüyoruz. Tabii ki kurunun yanında yaş da yanıyor. Bir trafik kazasında otobüs uçuruma düştüğünde yolcular içinde bebek de olur, yaşlı da, suçlu da olur suçsuz da. Yaratıcımız, yaşatıcımız, yöneticimiz Allah (cc) dünya evini ilk insan Hz. Adem (as) ve evlatlarına sağlam ve mükemmel olarak teslim etti. Karasıyla, deniziyle, havasıyla ve ormanlarıyla tüm canlılara mükemmel bir sofra kıldı. Ancak sonradan; “İnsanların bizzat elleriyle (bilgisizce) işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki Allah da, belki (hatalarından ve yanlışlıklarından pişman olup) geri dönebilsinler diye işlediklerinin bir kısmının (cezasını) onlara (dünyada) tattırıyor.” (Rum S.41) ayeti kerimesinde haber verildiği gibi, dünyanın; yani hava, deniz ve karaların düzeninin bozulmasına sebep olan kendi ellerimiz ve eylemlerimizdir.

BEDELİNİ ÇIĞLIKLARLA ÖDÜYORUZ!

Depremde yer sarsıntısı değil beşeri yapılar tehlikenin kaynağıdır. Bunun denetim mekanizmasının ellerimizle iş başına getirdiklerimiz olduğunu hatırlatan Yılmaz, insan hayatını hiçe sayarak yapıan bu ihmal ve ihanetin bedelinin 'Yok mu beni kurtaran' çığlıkları olmadığını belirtti.

Aynı zamanda ellerimizle iş başına getirdiğimiz geçmiş iktidarların gaflet, ihmal ve ihanetleridir! Ve yanlış yapılanmaya ve kaçak inşaatlara göz yuman belediyelerimizdir.

Demirinden, çimentosundan, betonundan çalarak inşaat yapan müteahhitlerimizin, mühendislerimizin elleriyle yaptıklarının bedelini acılarla ve “Yok mu beni kurtaran” çığlıklarıyla ödüyoruz..

AHLAKİ YOZLAŞMA AHİRETİ UNUTTURDU

İnsanların ahlaki bir geri kalma içerisinde olduğunu söyleyen Yılmaz, eğitim sistemindeki materyalist kafanın, insanları vicdanen daralttığını ve hesap gününü unutturduğunu söyledi.

Bu ahlaki bozukluğun zeminini hazırlayan ise, ahiret hayatındaki büyük buluşma ve duruşma gününü unutturan ve İslam insanı yetiştirtmeyen, materyalist ve çarpık eğitim kurumlarımızdır.

DARBELER KALKINMAYI ENGELLEDİ,ÇARPIK YAPILAŞMAYA SEBEP OLDU

Askerin yönetime el koymasının en büyük sorunlarından birisinin ekonomik olduğunun da altını çizen Yılmaz, İstanbul'un darbeler sonrasında aldığı göç ile çarpık şehirleşmesinin önüne geçilemediğini de aktardı.

Bu felaketlerde ölenlerin artmasının sebeplerinden biri de on yılda bir yapılan ihtilallerdir. Askeri darbeler kalkınmayı önleyerek büyük şehirlere göçü sağlamış ve çarpık yapılaşmanın müsebbibi olmuşlardır.

Ekonomiye indirdikleri darbeler sebebiyle, vatandaşların sağlam, planlı-projeli bina yapmalarını önlemişlerdir. İmkansızlıkları sebebiyle gecekondu tipi kaçak, çok katlı sakat binaların çoğalmasına yol açmışlardır.

Açlık, sefalet, deprem, sel, tsunami, terör gibi afetlerin ve felaketlerin baş sorumlularından biri de, ihmallerimiz ve hatalarımız neticesinde dünyanın nöbetini ellerimizle teslim ettiğimiz yeryüzünün emperyalist süper bozguncu terörist devletleridir. “Yeryüzü ıslah edildikten sonra (dünyanın) düzenini bozmayınız” ilahi mesajının ihtarına uymayan başta İsrail, Amerika, Rusya ve Çin gibi devletlerin petrol ve madenler uğruna başlattıkları savaşların bedelini tüm insanlık zelzele, sel ve terör gibi afetlerle ödemeye devam ediyor. Okyanuslardaki atom bombası denemeleriyle, dağlara ve ovalara fırlattıkları füzelerle, yeraltındaki petrol denizlerini (fay hatlarını) harekete geçirerek deprem ve tsunami gibi felaketlerin tetikçisi olmaya devam ediyorlar.

ABD'NİN HAARP TEKNOLOJİSİ

Amerika'nın deprem tetikleyici sistemi olan tektonik saldırı silahı olduğu iddia edilen HAARP'ın hiç küçümsenmeden öneminin anleşılması ve ne amaçla kullanıldığının araştırılması gerektiğini vurguladı

Ayrıca Amerika’nın HAARP teknolojisiyle dünya üzerindeki depremleri tetikleyebildiği ve teknotik saldırılar oluşturduğu iddiaları da yabana atılmamalı, bağımsız kaynaklarca bu iddialar mutlaka araştırılmalıdır.

Bu konu uluslararası plaformlarda mutlaka gündeme getirilmelidir. Unutmayalım ki “duman olmayan yerden ateş çıkmamaktadır!” Kimyasal atıkların ve bir moda uğruna kullanılan parfüm gibi kozmetik sanayiinin saçtığı zehirlerin dünyanın üst çatısı olan ozon tabakasında açtığı delikler sebebiyle tüm kıtalarda mevsimlerin değişmesi ve hastalıkların ve afetlerin artması belasıyla karşı karşıyayız...

Yüzyılın en büyük afeti olan 17 Ağustos Gölcük depremini takip eden depremlerden sonra şimdi de Van depremiyle yeniden sarsıldık. Akdeniz ve Karadeniz’deki sel afetleri, can almaya devam eden terör belası ve bu depremler bizlerin en büyük imtihanı. Bu afetlerden ders alıp ellerimizi, eylemlerimizi ve gönüllerimizi düzeltmeliyiz.

Yazının devamı için lütfen tıklayınız...

Paylaşım Tarihi:27/09/2019
Haber Görselleri
  • Depremler ve dersler
     

Twitter Paylaşımları

 

Bizden haberdar olmak için Tıklayınız